2023’te Hürjet havalanacak, MMU motor çalıştıracak ve Gökbey göreve başlayacak

Türkiye bir yandan Milli Muharip Uçak (MMU) çalışmalarını yürütürken, bir yandan da ilk kez kendi üretimi olan bir jet uçağıyla tanışmaya hazırlanıyor. TUSAŞ Ar-Ge ve Prototip Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Fahrettin Öztürk, “2023’te Hürjet havalanmış olacak, Milli Muharip Uçak fabrikadan çıkacak ve motor çalıştıracak (Roll-out) ve Gökbey helikopter de göreve başlayacak” dedi.

TUSAŞ’ın geliştirdiği Milli Muharip Uçak, Hürjet, Hürkuş, Atak, Gökbey ve diğer projelerin hangi aşamada olduğunu Türk Havacılık ve Uzay Sanayi A.Ş. (TUSAŞ) Ar-Ge ve Prototip’den Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Fahrettin Öztürk Haber Aero’ya anlattı.

  • Yakın tarihte Türkiye ilk defa kendi üretimi olan bir jetle tanışacak. Ne kadar beklememiz gerekiyor?

Projemiz çok hızlı ilerliyor. 2022’nin sonunda bu uçağı tamamlamayı planlıyoruz. Roll-out yapmayacağız, ilk uçuşu 18 Mart 2023 tarihinde gerçekleştireceğiz. Şu anda üretim aşamasında montaj çalışmalarını yürütüyoruz. Türkiye’nin ilk jet uçağı olmasından dolayı biz de çok daha özverili ve yoğun çalışıyoruz. Cumhuriyetin yüzüncü yılında projemizi tamamlamayı planlıyoruz.

  • Jet motoru olan bir uçağın yapımından bahsediyoruz. Dolayısıyla Milli Muharip Uçak (MMU) da önemli oranda altyapısını buradan alacak. Hürjet çalışmaları ne durumda?

Hürjet, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) kendi ihtiyaçlarını karşılamak için üretilen bir eğitim uçağı aslında. Fakat ihtiyaç durumunda hafif taarruz uçağı olarak da kullanılabiliyor. Türkiye’nin ilk jet uçağı olma niteliği taşıyor. Projenin tasarım çalışmaları tamamlandı, parçalar üretilmeye başladı. Montaj çalışmaları devam ediyor. İlk olarak prototipleri üreteceğiz. Eksiklerin tespit edilip tamamlanmasının ardından da seri üretime girecek. Hürjet ortalama 1.4 mach gibi bir hıza çıkıyor. F-16’dan biraz daha küçük ama birçok yakın özelliğe sahip. Sonraki versiyonlar farklılaşacaktır elbette. Özellikle malzeme seçimi konusunda çalışmalar sürüyor. Bizim ilk amacımız ilk prototipleri 2023’e yetiştirmek. Hava kuvvetlerimizin yanı sıra dost ve kardeş ülkelerden de ciddi talep alıyoruz. Çünkü Hürjet bir ihtiyaçtan doğdu. Önceden turboprop uçaklar ürettik, şimdi ilk jet tecrübemizi yaşıyoruz. MMU’nun hazırlayıcısı olması nedeniyle de çok önemsiyoruz. Hürjet’teki başarımız, MMU’nun süreçlerini kısaltacak.

  • 2023’te kendi jetini üreten ülkeler arasına katılacağız. Peki TSK’ya ne zaman teslim edilecek?

Normalde bir uçağın geliştirilmesi formaliteler, görüşmeler, kontratlar nedeniyle yıllar alıyor. Biz bunun yerine uçağı yapıp, kuvvetlerimizin ihtiyaçlarına göre şekillendirdik. Birçok formaliteyi atladık. Süreci hızlandırmak için kendi bütçemizi ve birçok öz kaynağımızı kullandık. Bu da sürelerin hızlanmasına imkan sağladı. Çok hızlı bir şekilde direkt satışa geçmeyi planlıyoruz. Uçağımızı 2023’te kamuoyuyla tanıştırır tanıştırmaz ilk siparişlerimizi almayı, 2025’te de envantere girmesini öngörüyoruz. Elbette beklentilere paralel değişiklikler yapılacak. Biz bu uçağı tasarlarken tüm o istekleri göz önüne aldık ve kuvvetlerimizin ihtiyacına yönelik geliştirdik.

  • Hürjet’te nasıl bir motor kullanılıyor?

General Electric (GE) F404 motoru kullanacağız.

“HÜRJET KALFALIK, MMU USTALIK ESERİMİZ”

  • 2023’te Milli Muharip Uçak da fabrikadan çıkacak. Onun ve Hürjet’in gökyüzüyle tanışmasında süreç açısından ne gibi farklar var?

MMU’nun uçabilir bir modelinin roll-out tarihi 18 Mart 2023. Hürjet ile kazandığımız tecrübeyi MMU üretimine aktaracağız. Ekibin aynı olması süreci de hızlandıracak. En önemli fark; Hürjet bizim kalfalık eserimiz, ustalık eserimiz ise MMU olacak. Hangardan çıkmış modelin uçuşunu da 2025 sonu ya da 2026 başında yapacağız. Yine ilk uçuşlar GE F110 motorlarla yapılacak. Yerli motor çalışmalarımız TR Motor şirketimiz bünyesinde devam ediyor. Uçağın envantere girmeye başlayacağı 2029-2030 yıllarında motor da hazırlanmış olacak.

“3 YIL İÇİNDE GÖKBEY YERLİ MOTORLA GÖKYÜZÜNDE OLACAK”

  • Sabit kanat tarafındaki bu gelişmelere paralel olarak döner kanat tarafında da iki önemli proje var; Gökbey ve Atak…

Gökbey’in motor hariç tüm sistemleri Türk mühendisler tarafından tasarlandı ve ilk uçuşunu gerçekleştirdi. Şu anda sertifikasyon süreçleri gerçekleştiriliyor. İlk siparişleri Jandarma Genel Komutanlığı’ndan aldık. 2022’de üç helikopter teslimatını gerçekleştireceğiz. Gökbey genel maksat helikopteri olduğu için talep de yüksek. VIP, yangın söndürme, ambülans, nakliye gibi birçok alanda kullanılabiliyor. Gökbey’in motor çalışmaları da çok hızlı ilerliyor. TS1400 motorumuz ilk testlerini başarıyla geçti. Tahminim üç yıl içinde Gökbey yerli motorumuzla gökyüzünde olacak.

  • Atak’ta durum nedir? Orada da ciddi bir yerlileştirme süreci söz konusu…

Atak başarılı bir platform ama iyileştirme çalışmalarımız da devam ediyor. Yeni siparişler alıyoruz. Şu an Atak 2 (T929) dediğimiz, Apache ayarında büyük bir versiyonun tasarım çalışmalarını yapıyoruz. 11 ton ağırlığındaki Atak’ın üretiminden bünyemizdeki Prototip Genel Müdür Yardımcılığı sorumlu. Farklı ülkelerle de iş birliği içindeyiz. 2023’te uçurmayı planlıyoruz.

2023’te Hürjet havalanmış olacak, MMU fabrikadan çıkacak ve Gökbey göreve başlayacak. Yoğun bir gündemimiz var. Bu gündemi yürütebilmek için göreve geldiğimizde 5000’in altında olan personel sayımızı da beş yılda ikiye katlayarak 11000’in üzerine çıkardık.

“İHALARIMIZ DÜNYADA İLK ONDA”

  •  Anka, Aksungur, Göksungur; TUSAŞ İnsansız Hava Araçları (İHA) cephesinde neler yapıyor?

Anka’da çok ciddi iyileştirmeler oldu. Faydalı yükü 200 kg civarındayken, şu an 400’e yaklaştı. Dünyanın en iyi insansız hava araçlarından biri olarak tanıtılıyor. Bunu biz söylemiyoruz, dünya söylüyor. En iyi İHA yapan ülkelerden biri Türkiye, bizim ürünlerimiz de en iyi on İHA arasında yer alıyor.

Bir başka başarılı projemiz Aksungur ise 17,5 ay gibi kısa bir sürede hayata geçti. İlk teslimatı Orman Genel Müdürlüğü’ne yaptık. Ankara’dan Adana’ya ilk intikalini yaptık. 50 saate yakın rekor bir süre havada kaldı. Çift motorlu ve 750 kg faydalı yük taşıyabiliyor. Anka tecrübemiz Aksungur’u hayata geçirme süremizi kısalttı ve sorunsuz bir uçak üretmemizi sağladı. İkinci teslimatını da kısa süre önce Deniz Kuvvetlerine gerçekleştirdik.

Bir uçağı mevcut bir platform üzerine kurguladığımız zaman çok daha hızlı mesafe alabiliyoruz. Tarihte de Antonov’lara bakarsanız tüm uçakların aynı platform üzerinde geliştirildiğini görürsünüz. Çok hızlı ve çok fazla model geliştirdiler. Bu mantık önemlidir. Atak 2, Atak platformu üzerinde geliştirildiğinde tüm bilgi ve tecrübemizi yeni platformda doğrudan kullanabiliyoruz. Göksungur’da da tasarım çalışmaları devam ediyor, kısa bir süre sonra hayata geçirilecek.

“BİZ ÜRÜN SATTIKÇA ASELSAN, ROKETSAN VE HAVELSAN DA SATIYOR”

  • İhraç ettiğiniz platform araçlarla birlikte, diğer şirketlerimizin de sizin aracılığınızla ürün satmasına fırsat oluşturuyorsunuz. Platform araç ihracatının ülkeye kattığı değerden de bahsedebilir misiniz?

Bu bir ekosistem. Biz bir platform sattığımız zaman bizim ürünlerimize destek veren tüm şirketler de bizimle birlikte büyüyor. Ekosisteminiz kadar güçlü oluyorsunuz. Örneğin Aselsan, Roketsan ve Havelsan bizim sattığımız kadar ürün satıyor. Aselsan’ın aviyoniğini, Roketsan’ın roketleri, Havelsan’ın simülatörü bizim platformlarla birlikte satılmış oluyor. Bunun dışında yüzlerce firma bu projelere destek veriyor. Bunların hepsi hem ulusal hem de uluslararası alanda tecrübe kazanıyor. Bizimle yola çıkan firmalar dünyada iş yapabilir hale geliyor. Örneğin geçmişte alt yüklenicimiz olan bir firma, bugün Airbus’a ve Boeing’e doğrudan iş yapar hale geldi. Nitelikli malzeme üreten şirketler, biz üretip satış yaptıkça müşteri sayısını artırdı. Firmalar ürünlerini sattıkça sistemini ve insan kaynağı politikasını da değiştirdi. Çağın gereği olan sertifikaları, kalite gereksinimlerini karşılar hale geldi.

Eskiden Türkiye orta teknoloji alanında faaliyet gösteriyordu. Havacılık ve uzay sanayii ile beraber bir üst lige çıktı ve yüksek teknolojiye doğru adım attı. Ülkede hem katma değer, insan kaynağı ve ekosistem anlamında olumlu gelişmeler sağladı. Havacılık ve savunma sanayi gelişmeleri böyle sürdüğü müddetçe hem ülkemiz gelişecek hem yan sanayimiz gelişecek. Biz de asıl misyonumuz olan sanayinin gelişmesine katkıda bulunmaya devam edeceğiz.

 

Kaynak: https://haber.aero/sivil-havacilik/2023te-gokyuzu-yerli-ve-milli-ucak-olacak/

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer

Malezyalı pilot adayları Türk firmasının uçuş simülatörünü kullanacak

Türk şirketi APA Bilişim ile Malezya şirketi HM Aerospace, Malezya’nın Selangor eyaletinde modern uçuş simülatörü eğitim merkezinin kurulması ve işletilmesi için iş birliği yapacak. Malezya’da düzenlenen Selangor Havacılık Fuarı’nda (SAS 2021), Türkiye’yi Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) ve APA Bilişim firmaları temsil etti. SAS 2021’de, özel jetlerden kurtarma uçaklarına, helikopterlerden savunma sanayisi teknolojilerine havacılık alanındaki birçok proje ve […]

Türkiye ve Malezya havacılıkta ortak çalışmalara hazırlanıyor

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ), yeni nesil teknolojilerin geliştirilmesine yönelik yatırım ve iş birliklerine devam ediyor. Şirketten yapılan açıklamaya göre, dünya genelinde 10’u aşkın teknoloji ofisi bulunan TUSAŞ’ın yeni adresi Malezya oldu. Selangor eyaletinde yer alan Cyberview Futurise yerleşkesinde ofis açan TUSAŞ, Malezya ile savunma ve havacılık sanayisi alanında ortak yeni projeler için çalışmalara […]