İsrail, Fahrizade suikastinde “katil robot” kullandı

İsrail, İran’ın nükleer programından sorumlu bilim adamı Muhsin Fahrizade suikastinde “katil robot” kullandı. New York Times’da suikaste dair yayınlanan yeni bir makale, ilginç bilgiler ortaya çıkardı. Buna göre bir araç içerisine yerleştirilen ve binlerce kilometre uzaktan kumanda edilen makineli tüfek sistemi, Fahrizade’yi öldürdü.

İran’ın nükleer programından sorumlu üst düzey bilim adamı Muhsin Fahrizade, 27 Kasım 2020 tarihinde içerisinde eşinin de bulunduğu araçla Abserd’e giriş yaparken suikaste uğradı ve öldürüldü.

Gençlik yılları da dahil olmak üzere hayatını nükleer araştırmalara ve nükleer başlık geliştirilmesine adayan Fahrizade’nin öldürülmesi hem İran’da hem de dünyada büyük yankı uyandırdı. İran her ne kadar bu durumu inkar etse de, Batılı istihbarat görevlileri Fahrizade’nin öldürülmesi ile birlikte İran’ın nükleer programına büyük bir darbe vurulduğunu belirtti.

İran, suikastle ilgili İsrail’i suçlarken New York Times’da olayla ilgili yayınlanan bir haber, hem suikast anına hem de öncesine dair çarpıcı detayları ortaya çıkardı. Habere göre İsrail, Fahrizade suikastinde uzaktan kumanda edilen ve “katil robot” olarak adlandırılabilecek bir makineli tüfek sisteminin yanı sıra yapay zeka kullandı.

27 Kasım 2020 sabahı eşiyle birlikte Hazar Denizi yakınlarındaki Rüstemkola şehrinden yazlık evlerinin bulunduğu Abserd’e gitmeye hazırlanan Fahrizade’ye olası bir suikast uyarısında bulunulmuştu. Ancak üst düzey askeri konumuna rağmen sıradan bir hayat yaşamak isteyen Fahrizade, ne sık sık yapılan uyarıları dikkate alıyordu, ne de zırhlı araçlarla seyretmeyi kabul ediyordu.

FAHRİZADE, İSRAİL’İN HEDEFİNDE

Fahrizade’ye düzenlenecek olan suikast, ilk girişim değildi. İsrail, daha önce 2009’da da Fahrizade’yi öldürmeye çalışmış, ancak suikastin ifşa olmasıyla planlar iptal edilmişti. 2018’de Mossad’ın İran’dan ele geçirdiği belgeleri kamuoyuna sunmak için bir basın toplantısı düzenleyen eski İsrail Başbakanı Netanyahu, bu basın toplantısında Fahrizade’nin ismini birçok kez telaffuz etmiş ve “Fahrizade, bu ismi unutmayın” demişti.

Bundan iki yıl sonra, Fahrizade’yi öldürmek için birkez daha harekete geçeceklerdi.

Fakat bu kez konvansiyonel yöntemler değil, yeni bir yöntem deneyeceklerdi. Deneyecekleri yöntem, Fahrizade’ye kişilerin değil, uzaktan kumanda edilen bir sistemin saldırmasını öngörüyordu. Suikast sonrası iddia edildiği gibi yol kenarında hazır bekleyen saldırganlar ve patlayıcılar olmayacaktı. Suikasti, bir “katil robot” gerçekleştirecekti. Üstelik suikast hakkında bilgisi olan ABD de bu plana destek veriyordu.

İran’ın Süleymani suikastine verdiği veya verebildiği kısıtlı cevaplar, İsrail ve ABD’yi daha da cesaretlendirmişti. Süleymani’den sonra listelerinin en başındaki Fahrizade’yi de öldürmeye kararlılardı. Bu kapsamda Fahrizade’ye suikast için keşifler artırıldı. Keşifler kapsamında bu görevin ne denli zor olacağını anlamışlardı.

Fahrizade’nin korumasını İran Devrim Muhafızları’nın elit birliklerinden Ensar birliği üstleniyordu. Ağır silahlı ve iyi eğitimli bu askerler, rota ve araç değişikliklerinin yanı sıra kriptolu kanallar üzerinden iletişimle olası bir suikasti engellemek için ellerinden gelen her şeyi yapıyordu. Daha önce İsrail tarafından gerçekleştirilen suikastler nedeniyle güvenlik had safhadaydı.

FAHRİZADE’YE SUİKAST HAZIRLIKLARI

İran’da İsrail için çalışan ajanlar, suikastte başarıya ulaşmak ve en az 14 yıldır etkisiz hale getirmek istedikleri Fahrizade’yi sonunda ortadan kaldırabilmek için özel bir düzenek hazırlamışlardı. Abserd yolunu başkent Tahran’a giden anayola bağlayan cadde üzerindeki bir yükseltiye mavi renkli bir Nissan Zamyad pick-up aracı konuşlandırmışlardı.

Fahrizade’yi öldürecek olan şey ise, aracın arka kasasındaydı. Belçika üretimi FN MAG makineli tüfeği. Suikast için FN MAG’ın özel bir versiyonu seçilmiş ve robotik bir sisteme entegre edilmişti. Ayrıca komuta merkezine çevreyi ve gelen araçları görüntüleme imkanı sunacak çok sayıda kamera araca yerleştirilmişti. Ancak test edilmemiş ve son derece ağır bu silah sistemi, denkleme dahil edilmesi gereken bazı zorlukları da beraberinde getiriyordu.

En temel sorun, silahın istenilen noktaya yerleştirilmesiydi, zirâ silah, robotik sistemler ve diğer ekipmanların toplam ağırlığı yaklaşık bir tondu. Bu derece kapsamlı bir sistemi gizlemek ve yerine konuşlandırmak büyük bir zorluktu. Bu nedenle uzun süren, ancak çok daha güvenli bir yol seçildi. Sistemin tamamı, olabilecek en küçük parçalarına ayrıldı, farklı zamanlarda ve farklı şekillerde ülkeye sızdırıldı ve daha sonra İran’da birleştirildi.

Bir diğer sorun, silahın geri tepmesiydi. Silah, her atıştan sonra geri tepecek ve bu da bir sonraki merminin yönünü değiştirecekti. Bunun yanı sıra silah operatörünün ekranda gördükleri, çok az da olsa eski görüntü olacaktı, zirâ verilerin kameralardan komuta merkezine aktarılması zaman alacaktı. Operatörün bu görüntüleri görmesi, tetiğe basması ve bu komutun silaha ulaşması, tam 1.6 saniye sürüyordu. Buna operatörün reaksiyon süresi dahil değil. Bu birkaç saniye, yapılan atışların hedefini bulmamasına neden olabilirdi.

İşte tüm bu sorunların giderilmesi için bir yapay zeka programı hazırlandı. Yapay zeka, Fahrizade’nin aracının hızını, silahın geri tepmesini ve görüntü gecikmesini de denkleme ekleyecek ve suikast buna göre düzenlenecekti.

Ayrıca aracın direksiyonundaki kişinin gerçekten Fahrizade olup olmadığı belirlenmeliydi. Ancak bu hiçte kolay değildi, zirâ İsrail, Gazze gibi bölgelerde sahip olduğu gözetleme imkanlarına İran’da sahip değildi. İran’a kadar uçabilecek bir İHA, hava savunma sistemleri tarafından vurulabilirdi. Ayrıca bir İHA’nın Abserd üzerinde uçması, tüm operasyonu ifşa edebilirdi.

Bunun için Abserd’e giden araçların U-dönüşü yapması gereken bir bulvara sahte bir bozuk araç yerleştirilmişti. Araç yol kenarında kriko üzerinde duracaktı ve bir tekeri olmayacaktı. Araç içerisinde bir kamera daha olacaktı ve bu kamera, direksiyon başındaki kişinin Fahrizade olduğunu teyit edecekti.

İsrailli ajanlar, ABD’ye bildirimde bulunduktan sonra operasyon için düğmeye bastı.

SUİKAST İÇİN DÜĞMEYE BASILIYOR

Ailesiyle birlikte Abserd’de bir haftasonu geçirmek isteyen Fahrizade, eşi Sadige Gasemi ile birlikte siyah Nissan Teana sedan aracına bindi ve her şeyden habersiz şekilde yola çıktı. Fahrizade’nin aracına korumalar eşlik ediyordu. Oğlu Hamid Fahrizade ve İranlı yetkililere göre o gün de bir suikast olabileceğine dair uyarıda bulunulmuştu ve yola çıkmaması istenmişti, ancak Fahrizade bu uyarıyı dikkate almadı ve ertesi gün üniversite dersi için Tahran’da olması gerektiğini söyleyerek yola çıktı.

Fahrizade daha önce “Bırakın öldürsünler, bilim adamlarını da öldürdüler, bu yüzden Irak veya Suriye’ye gitmesekte bizim için de şehadet umudu var” açıklamasında bulunmuştu. Fahrizade’nin bu dikkatsizliğine kendisini korumakla görevli ekiplerin de katılmasıyla suikastin başarıya ulaşması adeta kaçınılmazdı.

Aracın zırhlı olması İsrail’in planını çok daha zorlaştıracaktı. Suikastin başarılı olması için patlayıcılar ve özel mühimmatlar kullanılması gerekecekti ki, bu durum planları karmaşık hale sokacaktı. Fahrizade’nin arka koltukta oturması ise, araçta olduğunun teyit edilmesini neredeyse imkansız kılacaktı. Ancak hem Fahrizade’nin aracında koruma istememesi, ayrı bir araçta gelmelerini istemesi hem de koruma ekiplerinin bunu kabul etmesi, bunların hiçbirinin yapılmamasına neden oldu.

Suikast günü saat 15:30 civarlarında Fahrizade’nin konvoyu, U-dönüşü yapılacak olan noktaya, yani sahte bozuk aracın konuşlandırıldığı noktaya ulaştı. Aracın direksiyonundaki kişinin Fahrizade olduğu teyit edildi.

Fahrizade’nin konvoyu, Abserd’e doğru giden İmam Humeyni Bulvarı’na döndü. Fahrizade’nin aracının hemen önündeki zırhlı koruma aracı, bilim adamının evinde güvenliği sağlamak için arayı açtı ve uzaklaştı. Bu durum, Fahrizade’nin aracını tamamen açık hedef haline getirdi. Bir kasise yaklaşan araç yavaşladı ve Nissan Zamyad’ın kasasındaki sistem aktifleştirildi.

FN MAG makineli tüfeği bir salvo atış yaptı. Mermiler, ön camın altına isabet etti. Fahrizade’nin bu noktada vurulup vurulmadığı bilinmiyor, ancak aracı durdu. Silah operatörü, bir salvo daha atış yaptı ve ön cama üç mermi isabet etti. Mermilerden biri, Fahrizade’yi omzundan vurdu. Bilim adamı, araçtan indi ve ön kapının arkasına sığındı. Ateşlenen üç mermi daha Muhsin Fahrizade’nin omurgasına isabet etti ve Fahrizade yere yığıldı.

Fahrizade’nin arkasındaki araçtan bir koruma indi. Ulusal judo şampiyonu ve Fahrizade’nin yakın korumalarından Hamid Aşgari, elinde bir tüfekle araçtan indi ve koşarak Fahrizade’nin olduğu noktaya geldi, ancak çevrede saldırgan göremedi.

Bu noktada Fahrizade’nin eşi Sadige Gasemi araçtan inmiş ve kocasının olduğu tarafa geçmişti. Fahrizade eşine “Beni öldürmek istiyorlar, buradan gitmen lazım” dedi. O an, suikast silahının bulunduğu mavi Nissan Zamyad, şiddetli bir patlama ile havaya uçtu.

Ancak operasyonun bu kısmı tam olarak istenilen şekilde gitmemişti, zirâ patlama silah sistemini tamamen ortadan kaldırmak yerine sadece büyük parçalara ayırmıştı ve etrafa dağılan parçaların ne olduğu anlaşılıyordu. Bir dakikadan daha kısa süren suikast anında 15 mermi ateşlenmişti.

Fahrizade’nin eşi, oğlu Hamid Fahrizade’yi aradı. Hemen bölgeye giden Hamid Fahrizade, suikast noktasını “savaş alanı” olarak nitelendirdi. Daha sonra İran devlet televizyonuna açıklamalarda bulunan Hamid Fahrizade, “Suikast, çoğunuzun düşündüğünden ve bildiğinden daha da karmaşık, basit bir terör saldırısı değildi” ifadelerini kullandı.

İsrail, 14 yıldır peşinde olduğu şeyi nihayet başarmıştı. İran’ın nükleer programının en üst düzey yetkilisi Muhsin Fahrizade, öldürülmüştü. Suikaste kurban giden Fahrizade, 30 Kasım 2020’de Tahran’da defnedildi. Ölümü, İran’ı yasa boğarken tüm dünyada geniş yankı uyandırdı.

Kaynak: New York Times

Haber: Bedrettin Bölükbaşı (bedbolukbasi)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer

Avrupa’da gaz krizi – uzmanlar Rusya’yı suçluyor

Kış aylarının yaklaşması ile birlikte Avrupa’da yaşanan gaz krizi, Avrupa Birliği içerisinde en önemli tartışma konularından biri haline geldi. Beş AB ülkesi yayınladıkları bir ortak açıklama ile daha fazla enerji bağımsızlığı ve Avrupa enerji piyasasına dair soruşturma talep etti. Avrupa, son aylarda ciddi bir gaz krizi ile karşı karşıya. Artan gaz fiyatları ve bununla bağlantılı […]

AUKUS Anlaşması, Fransa’ya pahalıya mâl oldu

ABD, Birleşik Krallık ve Avustralya arasında imzalanan AUKUS Anlaşması ile ABD ve Birleşik Krallık, Avustralya’ya nükleer güçle çalışan denizaltılar tedarik edecek. Anlaşmanın kaybedeni, daha önce Avustralya ile 90 milyar dolar değerinde konvansiyonel denizaltı satışı için anlaşan Fransa oldu. Dün akşam ABD Başkanı Biden, Birleşik Krallık Başbakanı Johnson ve Avustralya Başbakanı Morrison arasında videokonferans yöntemiyle düzenlenen […]