Türk mühendislerin geliştirdiği cihazı Harvard Üniversitesi satın aldı

Kulaktaki vagus sinirini elektriksel olarak uyararak stres kaynaklı hastalıkların tedavisinde kullanılan, Türk mühendisler tarafından geliştirilen özel kulaklık, Harvard Üniversitesi tarafından satın alındı. Cihaz, Harvard Tıp Fakültesi’ndeki doktor ve araştırmacılar tarafından infeksiyon alanında araştırma yapmak için kullanılacak.

Türk mühendisler tarafından geliştirilen özel kulaklık, kulaktaki vagus sinirini elektriksel olarak uyararak stres kaynaklı hastalıkların oluşmasını engelliyor. Mobil uygulama ile kontrol edilebilen Vagustim adlı cihaz, migren ve fibromyalji gibi kronik ağrılar, uyku bozuklukları, fonksiyonel bağırsak sistemi rahatsızlıkları, depresyon, obezite gibi hastalıkların tedavisinde kullanılacak. Cihazı geliştiren ekipte yer alan Bahçeşehir Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Ali Veysel Özden, “Harvard bu cihazı çok beğendi ve 5 tane satın aldı. Harvard Tıp Fakültesi’nde doktor ve araştırmacılar tarafından infeksiyon alanında araştırma yapmak için kullanılacak. Hedefimiz cihazın belgelendirilmesini sağlamak. FDA onayı aldığımızda rahat şekilde insan çalışmaları ve diğer hastalıklarda kullanımının önü açılacak” dedi.

“STRES DURUMUNDA VAGUS SİNİRİ BASKILANIYOR”

Vagus sinirinin otonom sinir sisteminin önemli parçası olduğunu anlatan Dr. Öğr. Üyesi Ali Veysel Özden, “Vücudun sakinleşmesi ve rahatlamasını sağlayan doğru sindirimi sağlayan sinir. Beyin sapından çıkıp neredeyse bütün iç organlara ulaşıyor ve çalışmasını sağlıyor. Stres çağımızın en önemli problemlerinden. Stres durumunda vagus siniri baskılanıyor. Stres kaynaklı rahatsızlıkların ortaya çıkmasının nedenlerinden en önemlisi vagus sinirinin baskılanması. Migren, çok önemli bir hastalık ve stresle çok fazla ilişkisi var. Migren dışındaki bütün kronik ağrıları bu hastalıklar içerisinde sayabiliriz. Uyku bozuklukları bu hastalıklar arasında. Onun dışında fonksiyonel bağırsak sistemi rahatsızlıklarını sayabiliriz. Depresyon stresle ilişkilendirilen hastalıklar arasında yer alıyor. Obezite çağımızın problemlerinden. Obezitenin nedenlerinden biri de stresin açlık hissini bastırması, engellemesi sonrası aşırı yemek yemeye yol açması. O nedenle stresle ilişkili pek çok hastalıkta vagus sinir uyarımının kullanımı var” diye konuştu.

“SİNİR SİSTEMİ GÜN İÇERİSİNDE BİLE DEĞİŞEBİLİYOR”

1997’de epilepsi tedavisinde vagus sinir uyarımı kullanımının başladığını anlatan Dr. Öğr. Üyesi Ali Veysel Özden, koronavirüsle birlikte görülen inflamasyon (iltihaplanma), vücutta aşırı iltihabi durumun olduğu durumlarda vagus sinirinin uyarabileceğine dair çalışmalar olduğunu hatırlatarak şunları söyledi:

“Biz de koronavirüsle beraber inflamasyon alanında cihazın etkili olabileceğini gördüğümüz için buraya doğru bir konumlandırma yaptık. Dünyada çift kulaktan uyarım hem iki noktayı birden dokunabilen kulaklığı geliştirdik, patent başvurusunu da yaptık. Sonrasında da belgelendirilmesiyle beraber kulaklığın hastalarda kullanımına başladık. Bununla ilgili klinik çalışmalar yaptık. Sonrasında ise şunu fark ettik, otonom sinir sistemi çok değişken. Sizin sinir sisteminiz gün içerisinde bile çok değişebiliyor. Buna uygun bir tedavi şeklini yani kişiselleştirilmiş tedavi yönetimine ihtiyacın olduğunu anladık. Cep telefonundan kontrol edilebilen kişisel verilerin toplandığı ve akımın bu sayede kişiye özel ayarlanabildiği bir forma kavuşturduk. Bu forma kavuştuğu anda dünyadaki ilk cihaz oldu. Yurt dışına da cihazın satışı başladı ama şu anda klinik araştırmalarda kullanılıyor”

“GÜNLÜK 20 DAKİKALIK KULLANIM, AĞRI SEVİYESİ YÜZDE 90 AZALDI”

Uyarının kulaktan yapıldığı için direkt organlara değil beyne gittiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Özden, “Bu anlamda güvenilirliği artıran bir durum. Boyundan uyarım tek taraflı yapılabiliyor ama kulaktan uyarım çift taraflı yapılabiliyor. Kulakta iki noktaya birden dokunduğu için bu da günlük uyarım süresini düşürmemizi sağlıyor. Şu ana kadar yaptığımız klinik tecrübeler 20-30 dakikalık günlük uyarmanın yeterli olabileceğini gösteriyor. Bu tek seferlik bir uygulama olmuyor. Vagus aktivesinin yeterli seviyeye gelebilmesi için 2 ay düzenli kullanım öneriliyor. Migren hastasıyla ilgili bir vaka raporumuz var. Hiçbir tedavinin fayda etmediği bir hastada ağrı seviyesi yüzde 90 azaldı. Bununla ilgili de bir yayınımız mevcut. Nörologlar tarafından yapılan bir yayın” değerlendirmesinde bulundu.

BELGELENDİRME VE SERİ ÜRETİM BEKLENİYOR

Vagustim, 2020’de TÜBİTAK’ın en prestijli destek programlarından biri olan 1511’den yaklaşık 1 milyon TL’lik hibe almaya hak kazandı. Vagustim dünya genelinde analiz edilen 188 Neurotechnology girişim arasında en fazla gelecek vadeden 5 girişimden biri olarak gösterildi. 2021 sonunda yeni bir yatırım turunu tamamlamaya hazırlanan girişim, belgelendirme, seri üretim ve pazarlama konularında daha hızlı yol alarak büyümeyi planlıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer

Yüksek hızlı güneş fırtınası bugün Dünya’yı vurabilir

Jeomanyetik bir güneş fırtınasının bugün Dünya atmosferine çarpması bekleniyor. Hindustan Times’ın haberine göre, hava uzmanlarının yakından takip ettiği fırtına dünyaya doğru ilerliyor ve gezegenin bazı kısımlarını yıpratması bekleniyor. Spaceweather’ın web sitesi verilerine göre, güneş fırtınası Dünya’ya 1,6 milyon kilometre hızla yaklaşıyor. Kaynağının Güneş atmosferi olduğu bildirilen fırtına, Dünya’nın manyetik alanı üzerinde önemli etkiye sahip olabilir. […]

TÜBİTAK’ta geliştirilen ‘uzay kalifiye güneş paneli’ kullanıma hazır

TÜBİTAK MAM tarafından tasarlanıp üretilen uzay kalifiye güneş paneli, yüksek çözünürlüklü yer gözlem uydusu İmece’ye güç sağlayacak. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Marmara Araştırma Merkezi (MAM) tarafından geliştirilen uzay kalifiye güneş paneli, 2022 yılında fırlatılacak ilk yerli ve milli yüksek çözünürlüklü yer gözlem uydusu İmece’de ana yük olarak yer alacak. Gerekli tüm testleri başarıyla tamamlanan […]