Yüzde 100 elektrikli yerli metrobüs Ankara’da

Yüzde 100 yerli ve elektrikli metrobüs Ankara turuna çıktı. OSTİM istikametinden Kızılay’a yol alan otobüs, tanıtım anonsları ile halka tanıtıldı. 250 kişi yolcu kapasiteli, 25 metre uzunluğunda. Otobüs tek şarj ile 250 kilometre yol alabiliyor.

Bozankaya A.Ş ve Ostim Teknik Üniversitesi arasında yüzde 100 yerli ve elektrikli otobüs üretimi için işbirliği protokolü imzalandı.

Özel bir şirket tarafından 2013 yılından bu yana seri üretimi olan otobüs, yüzde 100 elektrikli, çift körüklü, 9 kapılı, 250 kişi yolcu kapasiteli, 25 metre uzunluğunda. Otobüs tek şarj ile 250 kilometre yol alabiliyor.

Elektrikli otobüs ayrıca hem yatırımcıların hem de ulaşım teknolojilerine ilgi duyanların yakından görebilmesi için yaklaşık bir ay boyunca OSTİM’de sergilenecek. Ayrıca bu yüzde 100 Türk mühendisliği ve yerli teknoloji ile tasarlanan ve üretilen çevre dostu elektrikli otobüsler, yalnızca Türkiye’de değil Almanya ve Lüksemburg gibi birçok Avrupa ülkesinde de hizmet veriyor. Metrobüs yolculara konforlu ve güvenli bir şehir içi seyahat deneyimi de yaşatacak.

“Markalaşmaya ve katma değerli üretime çok ihtiyacımız var”
Çok önemli bir imza töreni için bir araya geldiklerini belirten ATO Başkanı Baran, “Ülkemizin belki de en önemli sıkıntılarından bir tanesi mesleki eğitim, yerli ve milli ve üniversite sanayi iş birliği. Bugün bunların hepsini bir arada görüyoruz. Gerçekten çok önemli bir gün.

Ankara’nın en önemli üç tane markası burada bugün. Ostim, Ankara’nın en önemli değerlerinden birisi. Yaklaşık 135 iş kolu var. Yerli üretim ile dünyanın pek çok yerinde yerel yönetimlerin hizmetinde bulunan bir firmamız. Yaklaşık 2 yıl önceydi herhalde. Tayland’a teslimat vardı.

Tayland Belediyesine teslimat vardı. Bugün Avrupa Birliği’nde bizim otobüslerimiz kullanılıyor. Bu şirketin ürettiği gurur kaynağı otobüslerimiz AB ülkelerinde yer alıyor. Biz hakikaten üniversite-sanayi iş birliğine, mesleki eğitime çok ihtiyacımız var. Markalaşmaya ve katma değerli üretime çok ihtiyacımız var. Çünkü biz maalesef cari açık üreten bir ülkeyiz. Bizim gelirimizden daha çok giderimiz var. Bunu kapatabilme adına bu markalara bizim çok ihtiyacımız var. Bu ülkenin geleceği açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Günümüzde gelişmiş ülkelerin gündeminde dijital dönüşüm ve yeşil ekonomi olduğunun altını çizen Özdebir, “İçinde bulunduğumuz yüzyılda gelişmiş ülkelerinde gündeminde iki konu öne çıkıyor. Bunlardan bir tanesi dijital dönüşüm, ikincisi ise yeşil ekonomi. Bir ülkenin zenginleşmesi, bir ülkenin gayri safi milli hasılasının artması, o ülkenin kalkınmışlığı ile aynı anlamı ifade etmiyor. Mesela şu anda Ankara Sanayi Odası’nın gündeminde istihdamsız büyüme var. Ne demek ekonomi büyüyor, sanayi büyüyor ama buna paralel olarak yeterli istihdam oluşturulamıyor. Bu ne için önemli? Eğer istihdam artarsa gelirin paylaşımı daha adil olur, daha adil paylaşılır. İnsanların sağlık ve eğitim gibi birtakım hizmetlerden faydalanma limiti refah seviyeleri buna bağlı olarak artar. Yeşil ekonomi de aslında sadece emisyonlardan bahseden bir ekonomi değil. Nitelikli kalkınmayı yani sadece ekonomik gelişmeyi değil, nitelikli kalkınmayı öngören bir ekonomidir. Bu ekonomi tipinde tabii içini dolduran maddelere baktığımızda en önemlilerinden bir tanesi de yaşamış olduğumuz dünyada insanların sağlıklı olarak yaşayabilmesi için başta emisyonlarımızın kontrolü olmak üzere birtakım tedbirlerin alınması. Oluşturulan değerin geniş halk kitleleri ve ülkeleri tarafından eşit şekilde paylaşılması. Bu anlamda bugün burada bulunmamıza vesile olan teknoloji de yeşil ekonominin, yeşil dünyanın, insanların sağlıklı yaşamalarının temeli olan soluduğumuz havayı, dünyanın adeta zırhı olan uzayın zırhı olan atmosferimizi korumak için son derece önemli” diye konuştu.

Bozankaya A.Ş ve Ostim Teknik Üniversitesi arasında yüzde 100 yerli ve elektrikli otobüs üretimi için işbirliği protokolü imzalandı.

Özel bir şirket tarafından 2013 yılından bu yana seri üretimi olan otobüs, yüzde 100 elektrikli, çift körüklü, 9 kapılı, 250 kişi yolcu kapasiteli, 25 metre uzunluğunda. Otobüs tek şarj ile 250 kilometre yol alabiliyor.

Elektrikli otobüs ayrıca hem yatırımcıların hem de ulaşım teknolojilerine ilgi duyanların yakından görebilmesi için yaklaşık bir ay boyunca OSTİM’de sergilenecek. Ayrıca bu yüzde 100 Türk mühendisliği ve yerli teknoloji ile tasarlanan ve üretilen çevre dostu elektrikli otobüsler, yalnızca Türkiye’de değil Almanya ve Lüksemburg gibi birçok Avrupa ülkesinde de hizmet veriyor. Metrobüs yolculara konforlu ve güvenli bir şehir içi seyahat deneyimi de yaşatacak.

“Markalaşmaya ve katma değerli üretime çok ihtiyacımız var”
Çok önemli bir imza töreni için bir araya geldiklerini belirten ATO Başkanı Baran, “Ülkemizin belki de en önemli sıkıntılarından bir tanesi mesleki eğitim, yerli ve milli ve üniversite sanayi iş birliği. Bugün bunların hepsini bir arada görüyoruz. Gerçekten çok önemli bir gün.

Ankara’nın en önemli üç tane markası burada bugün. Ostim, Ankara’nın en önemli değerlerinden birisi. Yaklaşık 135 iş kolu var. Yerli üretim ile dünyanın pek çok yerinde yerel yönetimlerin hizmetinde bulunan bir firmamız. Yaklaşık 2 yıl önceydi herhalde. Tayland’a teslimat vardı.

Tayland Belediyesine teslimat vardı. Bugün Avrupa Birliği’nde bizim otobüslerimiz kullanılıyor. Bu şirketin ürettiği gurur kaynağı otobüslerimiz AB ülkelerinde yer alıyor. Biz hakikaten üniversite-sanayi iş birliğine, mesleki eğitime çok ihtiyacımız var. Markalaşmaya ve katma değerli üretime çok ihtiyacımız var. Çünkü biz maalesef cari açık üreten bir ülkeyiz. Bizim gelirimizden daha çok giderimiz var. Bunu kapatabilme adına bu markalara bizim çok ihtiyacımız var. Bu ülkenin geleceği açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Günümüzde gelişmiş ülkelerin gündeminde dijital dönüşüm ve yeşil ekonomi olduğunun altını çizen Özdebir, “İçinde bulunduğumuz yüzyılda gelişmiş ülkelerinde gündeminde iki konu öne çıkıyor. Bunlardan bir tanesi dijital dönüşüm, ikincisi ise yeşil ekonomi. Bir ülkenin zenginleşmesi, bir ülkenin gayri safi milli hasılasının artması, o ülkenin kalkınmışlığı ile aynı anlamı ifade etmiyor. Mesela şu anda Ankara Sanayi Odası’nın gündeminde istihdamsız büyüme var. Ne demek ekonomi büyüyor, sanayi büyüyor ama buna paralel olarak yeterli istihdam oluşturulamıyor. Bu ne için önemli? Eğer istihdam artarsa gelirin paylaşımı daha adil olur, daha adil paylaşılır. İnsanların sağlık ve eğitim gibi birtakım hizmetlerden faydalanma limiti refah seviyeleri buna bağlı olarak artar. Yeşil ekonomi de aslında sadece emisyonlardan bahseden bir ekonomi değil. Nitelikli kalkınmayı yani sadece ekonomik gelişmeyi değil, nitelikli kalkınmayı öngören bir ekonomidir. Bu ekonomi tipinde tabii içini dolduran maddelere baktığımızda en önemlilerinden bir tanesi de yaşamış olduğumuz dünyada insanların sağlıklı olarak yaşayabilmesi için başta emisyonlarımızın kontrolü olmak üzere birtakım tedbirlerin alınması. Oluşturulan değerin geniş halk kitleleri ve ülkeleri tarafından eşit şekilde paylaşılması. Bu anlamda bugün burada bulunmamıza vesile olan teknoloji de yeşil ekonominin, yeşil dünyanın, insanların sağlıklı yaşamalarının temeli olan soluduğumuz havayı, dünyanın adeta zırhı olan uzayın zırhı olan atmosferimizi korumak için son derece önemli” diye konuştu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer

TEMSA-ASELSAN ortak üretimi Türkiye’nin ilk yerli elektrikli otobüsü banttan indi

TEMSA – ASELSAN iş birliğiyle geliştirilen Türk otomotiv sanayisinin ilk yüzde yüz yerli elektrikli otobüsü Avenue EV, yollara çıkmaya hazırlanıyor. TEMSA’dan yapılan açıklamaya göre, Türkiye otobüs pazarının önemli markalarından TEMSA ve Türk savunma sanayisi kuruluşu ASELSAN iş birliğiyle geliştirilen yüzde yüz yerli elektrikli araç Avenue EV, seri üretime hazır hale geldi. Geçen yıllarda imzalanan anlaşma kapsamında, ASELSAN‘ın elektrikli çekiş […]

Hayat kurtaran yerli otomatik elektroşok cihazı yurt içinde ve dışında görevde

ASELSAN’ın, ani kalp durmalarında hastanın elektroşokla hayata döndürülmesini sağlayan otomatik eksternal defibrilatörü (OED), yurt içinde ilk yardım görevlilerinin eğitimlerinde ve yurt dışında sağlık kuruluşlarında kullanılmaya başlandı. 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda (EURO 2020) Finlandiya ile oynanan maçta fenalaşan Danimarkalı futbolcu Christian Eriksen’in sahadaki hızlı müdahale ve kalp masajıyla kurtarılması, bu tür acil durumlar için geliştirilen tıbbi cihazların önemini […]