Sömürgecilik üzerine kurulmuş bir devlet: Fransa

Fransa Afrika’da doğrudan veya dolaylı olarak yıllardır 20 ülkeye hâkim. Bu ülkeler bağımsız, kendi bayrağı, marşı ve sınırları olan ülkeler ama gerçek, aslında böyle değil.

Fransa Afrika’daki sömürgelerden çekilirken “koşullu bağımsızlık” olarak da tanımlanabilecek iki konuyu zorunlu tutmuştu: Birincisi Fransızcanın resmî dil ve eğitim dili olması, ikincisi ise zorunlu resmî eğitim.

  1. Dünya savaşı ile başlayan ve 2. Dünya savaşından sonra da tamamen değişen yeni dünya düzeninde Fransa, sömürgelerini artık elinde tutamayacağını anlamıştı. Yeni bir metod geliştirmesi gerekliliğinin farkında olan Fransız aklı, Afrika ülkelerinden doğrudan çekilmeye ama dolaylı olarak yönetmeye devam etme stratejisi izlemiştir.

Fransa bu bağlamda, “çekildiği” Afrika ülkelerine bazı şartlar getirdi.

Birincisi Fransızcanın ülkenin resmî dili ve eğitim dili olması, ikincisi ise zorunlu resmî eğitim. Elbette bu eğitim de Fransızca yapılacaktı. Eğitim kurumları ilköğretimden üniversiteye kadar Fransa’nın istediği biçimde şekillendirildi.

ZİHİNSEL İŞGAL

Fransa “Fransızca Konuşan Ülkeler Topluluğu”nu da kurarak eski sömürgelerinin Fransa ile bağlarının kopmasına engel olmuştur. Kara kıtada 100 milyona yakın kişi Fransızca konuşmaktadır. Afrika’da 54 ülkenin 27’sinin resmî dili Fransızcadır.

Fransa Dışişleri Bakanlığı tarafından denetlenen çeşitli uydular ve bağlı kuruluşlarla “Francophonie” adlı bir Fransız dili ve kültürü yayma organizasyonu oluşturulmuştur. Fransa Afrika’ya yönelik yayın yapan basın ve yayın kuruluşlarına sahiptir. Bu gazete, dergi, TV ve radyo istasyonlarından Fransız çıkarlarını korumak için yönlendirmeler yapmaktadır.

Halkların zihinleri öyle bir duruma getirildi ki, Fransa’dan başka bir şey düşünemeyecek hale geldiler.. Gineli yaşlı bir köylü, Fransa’nın Afrika kıtasındaki zihinsel işgalini “Yiyecek ekmek, içecek su bulamıyorduk ama hepimizin evinde Fransız kültürünü öğrenmemiz için gönderilen en az 3 kitap vardı” sözleriyle özetlemişti.

SÖMÜRGE PARA BİRİMİ FRANK

Fransa’nın Afrika’yı ekonomik olarak kontrol altında tutmasını sağlayan en önemli faktör “CFA Frankı”

Fransa 1961’den beri 14 Afrika ülkesinin ulusal rezervlerini elinde tutuyor: Benin, Burkina Faso, Gine-Bissau, Fildişi Sahili, Mali, Nijer, Senegal, Togo, Kamerun, Orta Afrika Cumhuriyeti, Çad, Kongo-Brazzaville, Ekvator Ginesi ve Gabon.
Afrika ülkeleri ulusal para rezervlerini de Fransa Merkez Bankası’na yatırmak durumunda. Fransız hazinesi, Afrika’dan her yıl milyarlarca dolar kazanç ve getiri elde etmektedir.
Fransa elbette böyle bir kazançtan vazgeçmek istemedi ve bu sisteme karşı durmak isteyen Afrikalı liderler ya öldürüldüler ya da darbeyle görevden uzaklaştırıldılar.

Örneğin;
-Togo Cumhurbaşkanı “Sylvanus Olympio” CFA Frankını terkedip kendi parasını basma kararı aldı. Ülkesinin parasını basmasından üç gün sonra 1963’te suikastle öldürüldü
-Mali Cumhurbaşkanı “Modibo Keita” CFA’dan çekilme kararı aldı. 1968’de Fransız yanlısı askerlerin darbesi ile iktidardan indirildi.
-Son 50 yılda Afrika’da, çoğu Fransa’nın eski sömürgesi olan ülkelerde Fransa eliyle 67 darbe gerçekleşti.

FRANSA’NIN AFRİKA’DA MADENLERİ YAĞMALAMASI

Fransız destekli sivil toplum kuruluşları bütün dünyada nükleer santrallerin ne kadar kötü ve zararlı olduğunu savunan programlar ve protestolar düzenlemekteler. Fakat Fransa’da bugün 59 nükleer santral bulunuyor. Bu nükleer santrallerin uranyumu Nijer’in Agadez bölgesinden ve son yıllarda da Mali’den gelmekte. Altı bin kamyon Nijer’in Agadez bölgesinden Togo’nun başkenti ve limanı Lome’ye uranyum madeninden ayrıştırılmamış cüruf taşımakta.

Fakat Fransa’da bugün 59 nükleer santral bulunuyor. Bu nükleer santrallerin uranyumu Nijer’in Agadez bölgesinden ve son yıllarda da Mali’den gelmekte. Altı bin kamyon Nijer’in Agadez bölgesinden Togo’nun başkenti ve limanı Lome’ye uranyum madeninden ayrıştırılmamış cüruf taşımakta.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer

“Fransa, Türk gerçekliğini kabullenmeli”

Yunan medyasından SL Press, Doğu Akdeniz’de Türk kıta sahanlığına giren bir Fransız araştırma gemisinin Türk Deniz Kuvvetleri’ne bağlı bir fırkateyn tarafından uzaklaştırılması ile ilgili bir yazı yayınladı. Yayınlanan yazıda olayın Türkiye’nin istediği şekilde sonuçlandığına ve Fransa’nın Doğu Akdeniz’deki Türk gerçekliğini kabul etmek zorunda olduğuna vurgu yapıldı. Ayrıca Yunanistan Dışişleri Bakanı Dendias’ın Ankara’daki provokasyonunun sadece “görünen […]

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın İngiltere’yi ziyaret etti

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar İngiltere ziyaretinde, NATO, Afganistan, Doğu Akdeniz ve Karadeniz’deki gelişmeler başta olmak üzere ikili ve bölgesel birçok konu ele alındı.Milli Savunma Bakanlığı, Bakan Hulusi Akar’ın 7-9 Nisan’da İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallace’ın davetlisi olarak Londra’ya resmi bir ziyaret gerçekleştirdiğini açıkladı. Ziyarette başta NATO, Afganistan, Doğu Akdeniz ve Karadeniz’deki gelişmeler olmak üzere, ikili ve […]